Makaleler

7327 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

19.06.2021 tarih, 31516 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7327 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun İflasın Tasfiyesinin düzenlendiği Sekizinci Bap ile Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılmasının düzenlendiği Onikinci Bap’ta aşağıdaki değişiklikler olmuştur:


Madde 1 ile, “İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri” başlıklı 223.maddeye aşağıdaki husus eklenmiş ve iflas idaresinin kimlerden oluşacağı, bir iflas idare memurunun eş zamanlı kaç dosya alabileceği gibi hususlar düzenlenmiştir.

“İflâs idare memurları, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan iflâs idare memurları listesinden seçilir. Bu şekilde seçilen iflâs idare memurlarından birinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, birinin ise hukukçu olması zorunludur. Listeye kayıt için, Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması şarttır. Listede görevlendirilecek memurun bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir iflâs idare memuru, eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada görev alamaz. İflâs idare memurlarının nitelikleri, denetimi, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte belirlenir.”

Madde 2 ile, “İflas Masası Mallarının paraya çevrilmesi usulü” başlıklı 241.maddenin 3.fıkrasına aşağıdaki düzenlemeler eklenmiş ve ticari ve ekonomik bütünlük arz eden malların satışı ile ilgili taşınmazın paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, bütün olarak satış yapılamaz ise mal ve hakların ayrı ayrı satılabileceği belirtilmiştir.

“Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar ile bu mal ve hakları bünyesinde bulunduran işletmeler bir bütün olarak satılır. Satışta işletmenin devamlılığı ve ekonomiye olan katkısı gözetilir. Bu hâlde taşınmazın paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır. Bir bütün olarak satış gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir.”

Madde 3 ile, “Kesin mühletin rehinnli alacaklılar bakımından sonuçları” başlıklı 295.maddesine aşağıdaki fıkra eklenerek, rehinli malların satışı cihetine gidilebilecek haller düzenlenmiştir.

“Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.”

Madde 4 ile, “Kesin mühletin sözleşmeler bakımından sonuçları” başlıklı 296.maddesi aşağıdaki şekilde revize edilmiştir.

“Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir.

Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır.
Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir.”

Madde 5 ile, “Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçları” başlıklı 297.maddesinin 2.fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilerek fıkranın son cümlesinde yer alan “görüşünü almak zorundadır” ifadesi yerine “muvafakatini almak zorundadır” ifadesi eklenmiştir.

“Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatini almak zorundadır.”

Madde 6 ile, “Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası” başlıklı 308.maddesine aşağıdaki fıkra eklenerek, konkordato neticesinde şirketin iflasına karar verilir ise mahkemenin tasfiye usulünü belirleyeceği ve gerekirse adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir.

“Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.”

Madde 7 ile, “Konkordatonun hükümleri” başlıklı 308/c maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilerek, geçici mühlet kararından sonar komiserin izniyle akdedilen borçların durumu daha net bir şekilde ortaya konmuştur.

“Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır.”

Madde 8 ile, İcra ve İflas Kanunumuza aşağıdaki geçici 17.madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 17 – 223 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca iflâs idare memurları listesi oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın iflâs idare memuru görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada memur olarak görev alma yasağının takibi amacıyla, görevlendirilen iflâs idare memurları, icra mahkemesinin bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.”

İLETİŞİM
“Hukuk karmaşık bir konudur. Eğer görmezden gelirsen bu büyük bir soruna neden olabilir.”